SİRKÜLER 2004/48
KONU :SERBEST BÖLGELERDE VERGİSEL TEŞVİKLER YENİDEN DÜZENLENDİ
2004/36 sayılı sirkülerimiz ekinde gönderilen 5084 sayılı Kanunla, gayrisafi yurt içi hâsıla tutarı diğer illere nazaran düşük olan bazı illerde teşvikler getirilmesinin yanı sıra 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununda da değişiklikler yapılarak, serbest bölgelerde vergisel teşvikler yeniden düzenlenmiştir. (Bu Kanunla getirilen bölgesel teşvikler 2004/47 sayılı Sirkülerimizde açıklanmıştır.)
Bu Sirkülerimiz, söz konusu Kanunla serbest bölgeler konusunda yapılan değişiklikleri açıklamak maksadıyla hazırlanmıştır.
1. SERBEST BÖLGE TEŞVİKLERİNDE YENİ DÜZEN:
Bilindiği gibi, serbest bölgelerde uygulanan vergisel teşvikler 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun 6 ncı maddesine dayanmaktadır.
Bu maddeye istinaden bugüne kadar uygulanan serbest bölge rejimi, bölgede gerek şube gerekse şirket olarak faaliyet gösteren tüm kullanıcılara (mükelleflere) faaliyet ruhsatı dışında hiçbir şart aranmaksızın sınırsız ve süresiz vergi teşvikleri öngörmekteydi. Bu uygulamaya AB'nin itirazlarının bulunduğu bilinmekteydi. Öte yandan sınırsız vergisizlik (fonlarla yetinme),Türkiye'de bölge dışında faaliyet gösteren mükellefler açısından haksız rekabete yol açmaktaydı.
İşte tüm bu nedenlerle Serbest Bölgeler Kanunu'nun 6'ncı maddesi, 5084 sayılı Kanunla 6 Şubat 2004 tarihinde yürürlüğe girmek üzere değiştirilmiştir. Söz konusu 6 ncı maddenin eski ve yeni şekli aşağıdaki gibidir :
Eski Şekli Yeni Şekli
Serbest bölgeler gümrük hattı dışında sayılır.
Bu bölgelerde vergi, resim, harç gümrük ve kambiyo mükelleflerine dair mevzuat hükümleri uygulanmaz.
İşleticiler ve kullanıcılar yatırım ve üretim safhalarında Bakanlar Kurulunca belirlenecek teşviklerden yararlandırılabilir.
Türkiye'deki tam ve dar mükellef gerçek ve tüzelkişilerin serbest bölgedeki faaliyetleri dolayısıyla elde ettikleri kazanç ve iratlar, Türkiye'nin diğer yerlerine getirildiğinin kambiyo mevzuatına göre tevsiki halinde de, gelir ve kurumlar vergilerinden muaftır. Serbest bölgeler gümrük bölgesi dışında sayılır.
Bu bölgelerde gümrük ve kambiyo mükellefiyetine dair mevzuat hükümleri uygulanmaz.
Kullanıcıların tutmak zorunda oldukları defterler ile düzenleyecekleri belgelere ilişkin olarak, 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun hükümlerine bağımlı olmaksızın düzenleme yapmaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.
İşleticiler ve kullanıcılar yatırım ve üretim safhalarında Bakanlar Kurulunca belirlenecek vergi dışı teşviklerden yararlandırılabilir.
Görüldüğü gibi serbest bölgelerde uygulanmayacak mevzuat hükümlerinin arasından vergi mevzuatı çıkarılmıştır. Bu nedenledir ki bundan böyle (6.2.2004’ten itibaren) serbest bölgelerde prensip itibariyle vergi mevzuatı uygulanacaktır. (Kanunun bu maddesinin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle faaliyet ruhsatı olanlara yönelik geçici düzenleme ikinci bölümde açıklanacaktır.) Serbest bölgedeki faaliyetlerden elde edilen kazançların, Türkiye'nin diğer yerlerine getirilmesi halinde bile gelir ve kurumlar vergisinden muaf tutulacağına ilişkin hüküm de yürürlükten kaldırılmıştır.
Bunun anlamı, serbest bölgelerde yapılan faaliyetler sonucunda elde edilen kazançların artık gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulacağıdır. Bu bölgede çalıştırılan personelin ücretleri de gelir vergisine tabi hale gelmiş ve işlem vergilerindeki (damga vergisi, harç vs.) vergisizlik imkanı da ortadan kalkmıştır.
Serbest bölgedeki mükellefler yapacakları ödemelerden (serbest meslek ödemesi, kâr payı dağıtımı vs.) artık GVK’nun 94’üncü ve KVK’nun 24 üncü maddesi uyarınca vergi kesintisi yapmak ve bunları muhtasar beyanname ile beyan etmek zorundadırlar.
Buna göre, bölgede 6.2.2004 tarihinden itibaren ruhsat alarak faaliyete geçen/geçecek kullanıcılar verginin konusuna girmektedirler. (İmalat faaliyetiyle uğraşanlara yönelik gelir ve kurumlar vergisi istisnası ileride açıklanacaktır) Bunlar gelir veya kurumlar vergisi gibi kazanç vergilerini ödemek zorunda kalacaklar, bunların yanında çalışan kişilerin ücretlerinden gelir vergisi stopajı yapılacak ve bu ücretler şartlar mevcutsa yıllık beyanname ile beyan edilecektir. Bu yeni kullanıcıların bölgede yaptıkları işlemler damga vergisi ve harç gibi işlem vergilerine de tabi olacaktır. Bu bölgeler gümrük bölgesi dışında sayılmaya devam ettiğinden, bu bölgelere Türkiye'den yapılan satışlar ihracat, bu bölgelerden Türkiye'ye yapılacak satışlar ise ithalat sayılmaya devam edilecektir.
Serbest bölgede yapılan işlemler KDV’ye de tabi hale gelmiş olmakla birlikte, KDV Kanununun 16/1-c ve 17/4-ı maddeleri gereğince, serbest bölgelerde yapılan mal teslimleri ve hizmet ifaları KDV’den müstesna olacaktır.
Özetle belirtmek gerekirse, serbest bölgelerde yeni faaliyete başlayacak (6.2.2004’ten itibaren ruhsat alacak) mükellefler aynen Türkiye’nin diğer yerlerinde faaliyette bulunan mükellefler gibi tüm vergilere tabi olacaklar, yani bunlara 5084 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler hemen uygulanmaya başlayacaktır. 6.2.2004 tarihinden önce ruhsat almış olanlara ise, 5084 sayılı Kanunla Serbest Bölgeler Kanununa eklenen geçici 3 üncü madde ile geçici düzenlemeler (istisnalar) öngörülmüştür. BAŞKA BİR DEYİŞLE BÖLGEDE ESKİDEN FAALİYET RUHSATI ALMIŞ OLANLARIN MÜKTESEP HAKLARI KORUNMUŞTUR.
Copyright © by SMMM Nursen ÇAM All Right Reserved.